
Florür, diş minesinin asitlere karşı direncini artıran ve çürük oluşma riskini azaltmaya yardımcı olan doğal bir mineral formudur. İçme suyunda, bazı besinlerde ve ağız bakım ürünlerinde bulunabilir. Diş macunlarında kullanılmasının temel nedeni, gün içinde meydana gelen mineral kaybını en aza indirgemek ve başlangıç aşamasındaki mine hasarının onarılmasını desteklemesidir.
Önerilen miktarlarda kullanılan florürün dişlere zarar vermesi beklenmez. Risk, özellikle dişlerin gelişmeye devam ettiği erken çocukluk yıllarında uzun süre gereğinden fazla florür yutulmasıyla ortaya çıkar. Bu nedenle florürün tamamen zararlı ya da her miktarda faydalı olduğu yönündeki iki uç yaklaşım da doğru değildir. Etkiyi belirleyen temel unsurlar alınan miktar, kullanım biçimi, yaş ve kişinin çürük riskidir.
Florür, doğada bulunan flor elementinin farklı maddelerle birleşmiş hâlidir. Toprakta, kayalarda, sularda ve bazı besinlerde değişen oranlarda bulunabilir. Ağız bakım ürünlerindeki florür ise diş yüzeyinde koruyucu etki oluşturabilecek bileşikler biçiminde kullanılır.
Florür vücut için zorunlu bir vitamin gibi ele alınamaz. Diş sağlığı açısından en önemli etkisi, düzenli olarak düşük miktarlarda diş yüzeyiyle temas ettiğinde ortaya çıkar. Başka bir ifadeyle, çürükten korunmada florürün ağız içinde oluşturduğu yerel etki, vücuda yüksek miktarda alınmasından daha önemlidir.
Diş macununda bulunan florür fırçalama sırasında mine yüzeyine ulaşır. Tükürük içinde bir süre kalmaya devam ederek yemeklerden sonra oluşan asit saldırılarına karşı dişlerin yeniden mineral kazanmasına katkıda bulunur.
Diş minesi sert bir yapı olmasına rağmen değişmeden kalan cansız bir tabaka değildir. Gün boyunca ağızdaki asitlik düzeyine bağlı olarak mineral kaybedebilir. Yeniden mineral kazanabilir. Bu iki süreç arasındaki denge bozulduğunda çürüğün ilk aşamaları ortaya çıkar.
Şeker veya fermente olabilen karbonhidrat içeren yiyecekler tüketildiğinde ağızdaki bakteriler asit üretir. Oluşan asit, diş minesindeki kalsiyum ve fosfat minerallerinin yüzeyden uzaklaşmasına neden olabilir. Bu olaya demineralizasyon adı verilir.
Florür, tükürükte bulunan kalsiyum ve fosfatın yeniden mine yüzeyine yerleşmesini kolaylaştırır. Yeniden yapılanan mineral dokusu, sonraki asit saldırılarına karşı daha dayanıklı hâle gelebilir. Bu süreç remineralizasyon olarak adlandırılır.
Florürün mine üzerindeki etkisi yalnızca yeni bir yüzey tabakası oluşturmakla sınırlı değildir. Mine kristallerinin asitli ortamda daha geç çözünmesini sağlayarak mineral kaybının hızını da azaltabilir. Bu nedenle düzenli florür teması, çürük oluşum sürecinin farklı aşamalarında koruyucu rol oynar.
Diş çürüğü bir anda oluşmaz. Önce mine yüzeyinde gözle fark edilmesi zor mineral kayıpları başlar. Bu kayıp devam ederse beyaz leke görünümü meydana gelebilir ve zaman içinde diş dokusunda fiziksel bir boşluk oluşabilir.
Florür, henüz diş yüzeyinde oyuk oluşmamış başlangıç aşamasındaki mineral kayıplarının onarılmasına destek olabilir. Bununla birlikte açılmış bir çürük boşluğunu kapatmaz ve kaybedilmiş diş dokusunu yeniden oluşturmaz. Bu aşamada dolgu veya farklı bir tedavi gerekebilir.
Florürün çürükten korunmadaki başlıca etkileri şunlardır:
Bu koruma yalnızca çocuklar için geçerli değildir. Yetişkinlerde, ileri yaşlarda, diş eti çekilmesine bağlı kök yüzeyleri açığa çıkanlarda ve ağız kuruluğu yaşayanlarda da florürden yararlanılabilir.
Uygun miktarda kullanılan florürlü diş macunlarının dişlere zarar vermesi beklenmez. Dişleri florürlü macunla fırçalamak, mineyi aşındıran veya dişleri zayıflatan bir işlem değildir. Aksine düzenli kullanım, çürük oluşma ihtimalinin azaltılmasına yardımcı olur.
Florürünün etkilerinden bahsedilirken diş fırçasına sürülmesi ve yüksek miktarda yutulması birbirinden ayrılmalıdır. Diş macununun tükürülerek kullanılması ile küçük bir çocuğun her gün fazla miktarda macun yutması aynı maruziyet değildir.
Kısa sürede çok yüksek miktarda florür alınması bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilere yol açabilir. Uzun süreli aşırı alım ise yaşa ve maruz kalınan miktara bağlı farklı sonuçlar doğurabilir. Günlük diş fırçalama sırasında yaşa uygun miktarda macun kullanılması bu tür yüksek maruziyetlerle aynı değildir.
Bu nedenle güvenli kullanımın temelini şu noktalar oluşturur:
Florür farklı kaynaklardan alınabilir. Her kaynaktaki miktar aynı olmadığı gibi bölgesel ve kişisel farklılıklar da bulunur.
Başlıca florür kaynakları şunlardır:
Şişelenmiş ya da kaynak suyu kullanılması, suyun florür içermediği anlamına gelmez. İçerik miktarı suyun elde edildiği kaynağa göre değişebilir. Benzer şekilde musluk suyundaki florür düzeyi de her bölgede aynı değildir.
Florürlü diş macununun etkili ve güvenli kullanımı için fırçaya çok fazla ürün sürmek gerekmez. Macun miktarı arttıkça koruyucu etkinin aynı oranda artacağı düşüncesi doğru değildir.
İlk süt dişinin çıkmasıyla birlikte yaşa uygun florürlü diş macunu kullanılabilir. Üç yaşından küçük çocuklarda pirinç tanesi büyüklüğünde, üç ile altı yaş arasında ise bezelye tanesi büyüklüğünde macun yeterlidir.
Çocuğun fırçalama sırasında macunu tükürmesi teşvik edilmeli, ancak ağız çok miktarda suyla tekrar tekrar çalkalatılmamalıdır. Henüz tükürme becerisi gelişmemiş çocuklarda macun miktarının küçük tutulması bu nedenle önemlidir.
Çocukların diş fırçalama becerileri uzun süre yetişkinler kadar yeterli olmayabilir. Bu nedenle yalnızca yanında durmak yerine dişlerin gerçekten temizlendiğinden emin olmak için fırçalamaya doğrudan yardımcı olunması gerekebilir.
Yetişkinlerde de fırçanın tamamını kalın bir macun tabakasıyla kaplamak gerekli değildir. Dişlerin günde iki kez, tüm yüzeylere ulaşacak şekilde fırçalanması ve macunun işlem sonunda tükürülmesi temel kullanım yaklaşımıdır.
Florür içermeyen diş macunları, fırçalama sırasında plak ve yiyecek artıklarının diş yüzeyinden uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir. Ancak diş minesinin yeniden mineral kazanmasını destekleme açısından florürlü ürünlerle aynı etkiyi göstermeleri beklenmez.
Diş çürüklerinin oluşumunda ağız bakımı, beslenme alışkanlıkları, tükürük miktarı ve kişinin çürüğe yatkınlığı birlikte rol oynar. Florürsüz ürün kullanmak tek başına mutlaka çürük gelişeceği anlamına gelmez. Buna karşılık çürük riski yüksek kişiler, florürlü macunun sağladığı ek korumadan yararlanamayabilir.
Florürsüz bir ürün tercih edilmeden önce şu özellikler göz önünde bulundurulabilir:
Florür, ağız bakterilerinin oluşturduğu asit nedeniyle diş yüzeyinde meydana gelen mineral kaybının önlenmesine ve onarılmasına yardımcı olur. (cdc.gov)
Fırçalama sırasında yanlışlıkla çok az miktarda diş macunu yutulması çoğunlukla ciddi bir soruna yol açmaz. Asıl dikkat edilmesi gereken durum, özellikle küçük çocukların her gün fazla miktarda macun yutmasıdır.
Dişlerin geliştiği yıllarda uzun süre yüksek miktarda florür alınması dental florozis riskini artırabilir. Bu nedenle çocuklarda macun miktarının küçük tutulması ve fırçalamanın yetişkin gözetiminde yapılması gerekir.
Bir defada fazla miktarda diş macunu yutulması şu yakınmalara neden olabilir:
Yutulan miktar fazlaysa, çocukta belirti gelişmişse veya ne kadar ürün tüketildiği bilinmiyorsa sağlık değerlendirmesi gerekebilir. Diş macunları çocukların kendi başlarına ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır.
Çocuklarda florürlü diş macunu ne zaman kullanılmaya başlanır?
İlk süt dişi ağızda görülmeye başladığında florürlü diş macunu kullanılabilir. Üç yaşına kadar pirinç tanesi, üç ile altı yaş arasında bezelye tanesi büyüklüğünde macun önerilir. (ada.org)
Florür içermeyen diş macunları çürükleri önler mi?
Florürsüz ürünler plakların mekanik olarak uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir. Ancak mineyi yeniden mineralize etme ve asitlere karşı güçlendirme açısından florürlü macunlarla aynı koruyucu etkiyi sunmayabilir.
Profesyonel florür uygulamaları güvenli midir?
Yaşa, çürük riskine ve kullanım amacına uygun biçimde uygulandığında güvenli kabul edilir. Uygulama türü ve tekrarlanma sıklığı kişisel ihtiyaca göre belirlenmelidir.
Diş macununun yutulması zararlı mıdır?
Fırçalama sırasında çok az miktarda macunun yanlışlıkla yutulması çoğunlukla ciddi sorun oluşturmaz. Ancak çocukların her gün fazla miktarda macun yutması florozis riskini artırabilir.
Florozis yetişkinlikte ortaya çıkar mı?
Hayır. Dental florozis yalnızca dişlerin geliştiği çocukluk döneminde fazla florür alınması sonucunda oluşur. Yetişkinlikte florürlü macun kullanmak yeni florozis oluşturmaz. (cdc.gov)
Florür lekeleri tamamen geçer mi?
Florozise bağlı mine değişiklikleri kendiliğinden kaybolmaz. Hafif renk farklılıkları beyazlatma, mikroabrazyon veya rezin infiltrasyonu gibi yöntemlerle azaltılabilir. Daha belirgin durumlarda restoratif işlemler değerlendirilebilir.
Florür takviyesi her çocuk için gerekli midir?
Hayır. Florür tabletleri ve damlaları her çocuğa rutin olarak verilmez. İçme suyundaki florür miktarı ve çocuğun çürük riski değerlendirilmeden takviye başlanmamalıdır.
Florürlü macundan sonra ağız çalkalanmalı mıdır?
Macun tükürülmelidir. Ağzın hemen bol suyla uzun süre çalkalanması diş yüzeyinde kalan florür miktarını azaltabilir. Küçük çocuklarda ise temel öncelik macunun yutulmamasıdır.
+90 (312) 503 33 00
+90 532 685 52 98
Ufuk Üniversite Cad. Arma Kule
No : 11-B / 38 Kat 11-12 Çukurambar, Çankaya