Şeker Hastalarına İmplant Yapılabilir mi?

Şeker Hastalarına İmplant Yapılabilir mi?
Şeker hastalarına implant yapılabilir mi? Evet, diyabet tek başına diş implantı yapılmasına engel değildir. Özellikle kan şekeri yeterli düzeyde kontrol edilen ve ağız sağlığı uygun olan diyabetli kişilerde implant tedavisi değerlendirilebilir. Güncel değerlendirmeler, iyi kontrol edilen diyabette implantların başarılı şekilde kullanılabildiğini; kontrolsüz hiperglisemide ise iyileşme ve implant çevresi dokular açısından risklerin artabileceğini göstermektedir. (Ada)

Şeker Hastalığı İmplant Tedavisini Nasıl Etkiler?

Diyabet, kan şekeri kontrolü yetersiz olduğunda yara iyileşmesini, bağışıklık yanıtını ve kemik metabolizmasını etkileyebilir. Bu durum diş çekimi veya implant yerleştirme gibi cerrahi işlemler sonrasında iyileşmenin daha dikkatli takip edilmesini gerektirebilir.

Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri ayrıca ağız ve diş eti sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Özellikle periodontal hastalık ve implant çevresindeki iltihabi sorunlar açısından glisemik kontrol önem taşır.

Ancak diyabeti olan bütün kişilerin iyileşmesinin mutlaka gecikeceği düşünülmemelidir. Kan şekeri iyi kontrol edilen kişilerde implant tedavisinin sonuçları diyabeti olmayan kişilere yaklaşabilir. (PubMed)

Yüksek Kan Şekeri İmplantın Kemiğe Kaynamasını Etkiler mi?

Diş implantının uzun dönemli işlevi açısından önemli süreçlerden biri osteointegrasyon, yani implant yüzeyi ile çevresindeki kemiğin biyolojik olarak bütünleşmesidir.

Kontrolsüz hiperglisemi kemik metabolizması ve yara iyileşmesinde değişikliklerle ilişkilendirildiğinden bu süreci olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte klinik sonuçlar yalnızca HbA1c değerinden ibaret değildir.

İmplantın kemiğe tutunmasını;

  • implantın yerleştirildiği bölgedeki kemik miktarı ve yapısı,
  • cerrahi teknik,
  • implantın başlangıç stabilitesi,
  • ağız hijyeni,
  • sigara kullanımı,
  • periodontal sağlık,
  • diyabet kontrolü

gibi birçok faktör birlikte etkiler.

Bu nedenle diyabetli bir kişide osteointegrasyonun mutlaka başarısız olacağı veya her zaman belirli sayıda ay daha uzun süreceği söylenemez.

İmplant İçin HbA1c Kaç Olmalı?

HbA1c, yaklaşık son birkaç aylık ortalama kan şekeri kontrolü hakkında bilgi veren önemli bir laboratuvar ölçümüdür. İmplant planlamasında da hastanın metabolik durumunu değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Ancak implant cerrahisi için herkeste geçerli, “bu değerin altında yapılır, üzerinde kesinlikle yapılamaz” şeklinde evrensel bir HbA1c sınırı bulunmamaktadır.

İyi kontrol edilen diyabette implant tedavisinin daha öngörülebilir olduğu; glisemik kontrol kötüleştikçe peri-implant dokulardaki sorunların ve başarısızlık riskinin artabileceği yönünde veriler bulunmaktadır. (PubMed)

HbA1c’nin yüzde 7 veya yüzde 8 gibi belirli bir değerin üzerinde olması tek başına otomatik implant yasağı olarak yorumlanmamalıdır. Değer, kişinin diyabet tedavisi, yaşı, eşlik eden hastalıkları ve cerrahinin kapsamıyla birlikte değerlendirilir.

Özellikle kontrolsüz veya belirgin şekilde yüksek kan şekeri bulunan elektif hastalarda önce diyabet kontrolünün iyileştirilmesi tercih edilebilir.

Hangi Durumlarda İşlem Ertelenebilir?

İmplant tedavisi elektif bir işlem olduğu için bazı durumlarda önce mevcut sağlık sorununun kontrol altına alınması daha uygun olabilir.

Belirgin biçimde kontrolsüz kan şekeri, tekrarlayan ciddi hiperglisemi veya hipoglisemi atakları, aktif ağız enfeksiyonu, tedavi edilmemiş ileri periodontal hastalık ve genel sağlık durumunun cerrahi için uygun olmaması tedavi planını değiştirebilir.

Böbrek, kalp-damar veya başka organ sistemlerini etkileyen diyabet komplikasyonları varsa bunlar da ayrıca değerlendirilir. Ancak böbrek veya göz komplikasyonu bulunması tek başına “implant kesinlikle yapılamaz” anlamına gelmez.

Aktif diş eti hastalığı veya ağız hijyeninin yetersiz olması durumunda ise implant yerleştirilmeden önce ağız sağlığının iyileştirilmesi gerekebilir.

Şeker Hastalarında İmplant Öncesi Nelere Bakılır?

İmplant planlaması öncesinde kişinin tıbbi ve dental öyküsü değerlendirilir. Diyabetin tipi, kullanılan ilaçlar veya insülin, son dönemdeki kan şekeri kontrolü ve gerekirse HbA1c sonucu göz önünde bulundurulabilir.

Ağız muayenesinde ise diş eti sağlığı, kalan dişlerdeki enfeksiyonlar, implant yapılacak bölgedeki kemik ve yumuşak dokular değerlendirilir.

Gerekli olduğunda panoramik radyografi veya konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT) gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. CBCT özellikle kemik hacminin ve implant bölgesindeki anatomik yapıların üç boyutlu değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Diyabet kontrolü konusunda belirsizlik varsa kişinin diyabet takibini yapan sağlık profesyoneliyle iletişim kurulması da gerekebilir. Her diyabet hastasının rutin olarak başka bir hekimden “implant onayı” alması şart değildir; ihtiyaç kişisel sağlık durumuna göre belirlenir.

Şeker Hastalarında Antibiyotik Kullanmak Gerekir mi?

Diyabet hastası olmak tek başına her implant operasyonunda otomatik olarak antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmez.

Antibiyotik gereksinimi; cerrahi işlemin kapsamı, enfeksiyon riski, kişinin bağışıklık ve metabolik durumu ve başka klinik faktörler dikkate alınarak değerlendirilir.

Bazı çalışmalar diyabetli hastalarda perioperatif enfeksiyon kontrolü yaklaşımlarının yararlı olabileceğini bildirmiştir. Bununla birlikte gereksiz antibiyotik kullanımının yan etkileri ve antibiyotik direnci gibi önemli sakıncaları da vardır. Bu nedenle antibiyotik kullanımı kişisel olarak belirlenmelidir. (PubMed)

Aynı yaklaşım antiseptik ağız gargaraları için de geçerlidir. Her hasta için aynı ürünün ve aynı sürenin gerekli olduğu söylenemez.

Şeker Hastalarında İmplant Sonrası İyileşme Nasıldır?

Diyabetli kişilerde iyileşme süresi için herkese uygulanabilecek sabit bir 4-6 aylık bekleme kuralı yoktur.

İmplantın iyileşme süresi kullanılan implant sistemine, yerleştirildiği bölgeye, kemik kalitesine, başlangıç stabilitesine, kemik grefti yapılıp yapılmadığına ve kişinin metabolik durumuna göre değişebilir.

Bazı hastalarda protez aşamasına geçmeden önce daha uzun iyileşme süresi tercih edilebilirken, uygun koşullarda farklı yükleme protokolleri de uygulanabilir.

İlk günlerde ameliyat bölgesinin temiz tutulması ve verilen bakım önerilerine uyulması önemlidir. Beslenme ve çiğneme konusunda uygulanacak kısıtlamalar da işlemin kapsamına göre değişir.

Diyabet ilacı veya insülin kullanan kişilerin cerrahi nedeniyle tedavilerini kendi kendilerine değiştirmemeleri gerekir. Öğün düzenindeki değişiklikler özellikle insülin veya hipoglisemi riski oluşturan bazı ilaçları kullanan kişiler açısından önem taşıyabilir.

Şeker Hastaları İmplantlarını Nasıl Koruyabilir?

İmplantın uzun dönemli korunmasında hem diyabet kontrolü hem de ağız hijyeni önemlidir.

Dişlerin ve implant çevresinin düzenli temizlenmesi, kişinin ihtiyacına göre diş arası temizleme araçlarının kullanılması ve sigaradan kaçınılması implant çevresi dokuların sağlığını destekleyebilir.

Kontrol aralıklarının herkeste sabit altı ay olması gerekmez. Periodontal hastalık geçmişi, ağız hijyeni, diyabet kontrolü ve implant çevresi dokuların durumuna göre daha sık veya daha seyrek takip gerekebilir.

İmplant çevresinde sürekli kanama, şişlik, akıntı, kötü tat veya koku, ağrı ya da implantta hareket hissedilmesi değerlendirilmesi gereken bulgulardır.

Kan şekerindeki uzun süreli kontrol bozukluğu da implant çevresi sağlık açısından dikkate alınmalıdır. Sistematik değerlendirmelerde özellikle kötü glisemik kontrolün peri-implantitis ve uzun dönem implant kaybıyla daha fazla ilişkilendirildiği bildirilmektedir. (PubMed)

Sinüs Lifting Riskleri Nelerdir?

Sinüs lifting genel olarak öngörülebilir bir cerrahi yöntemdir ancak diğer cerrahi girişimler gibi komplikasyon riski taşır.

En sık karşılaşılan cerrahi sorunlardan biri sinüsü döşeyen Schneider membranının perforasyonu, yani yırtılmasıdır. 

Küçük perforasyonlar bazı durumlarda kolajen membran gibi yöntemlerle onarılabilir ve işleme devam edilebilir. Ancak yırtığın büyüklüğü ve konumuna bağlı olarak cerrahinin ertelenmesi gereken durumlar da olabilir. Bu nedenle “zar yırtılırsa her durumda onarılıp güvenle devam edilir” şeklinde kesin bir ifade doğru değildir.

Diğer olası sorunlar arasında:

  • şişlik ve morarma,
  • kanama,
  • enfeksiyon,
  • greft materyalinin kaybı,
  • sinüzit,
  • yara iyileşmesi sorunları,
  • implant başarısızlığı

bulunabilir.

Enfeksiyon riskinin kullanılan ilaçlarla tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şeker hastalarında implant için HbA1c kaç olmalıdır?

Herkes için geçerli kesin bir HbA1c sınırı bulunmamaktadır. İyi glisemik kontrol tercih edilir; HbA1c yükseldikçe risk değerlendirmesi daha dikkatli yapılır. Belirli bir değerin üzerinde implantın otomatik olarak yasak olduğu söylenemez. 

Tip 1 diyabet hastalarına implant yapılabilir mi?

Tip 1 diyabet tek başına kesin engel değildir. Ancak Tip 1 diyabette implant sonuçlarına ilişkin kanıtlar Tip 2 diyabete kıyasla daha sınırlıdır. Kan şekeri kontrolü, hipoglisemi riski, eşlik eden komplikasyonlar ve ağız sağlığı dikkate alınarak kişisel değerlendirme yapılmalıdır.

Diyabet implantın kemiğe kaynama süresini uzatır mı?

Kontrolsüz diyabet kemik iyileşmesini olumsuz etkileyebilir ancak her diyabet hastasında osteointegrasyonun mutlaka daha uzun sürdüğü söylenemez. İyileşme süresi metabolik durumun yanı sıra kemiğin özellikleri ve cerrahi işlemin kapsamından da etkilenir.

Kan şekerinin yükselmesi implantın düşmesine neden olur mu?

Tek bir kan şekeri yükselmesi implantın doğrudan kaybedileceği anlamına gelmez. Ancak uzun süreli kötü glisemik kontrol implant çevresindeki inflamasyon ve komplikasyon riskini artırabilir. 

Diyabetli kişiler implant öncesi antibiyotik kullanmalı mı?

Her diyabet hastasında rutin antibiyotik kullanılması gerektiği söylenemez. Antibiyotik gereksinimi kişinin sağlık durumu, enfeksiyon riski ve yapılacak cerrahi işlemin kapsamına göre değerlendirilir.

Şeker hastalarında peri-implantitis riski daha yüksek midir?

Özellikle kötü kontrol edilen diyabette risk artabilir. İyi kontrol edilen Tip 2 diyabette ise riskin daha düşük olduğunu gösteren güncel veriler bulunmaktadır. Ağız hijyeni ve periodontal sağlık da risk üzerinde önemli rol oynar.

Prediyabet implant yapılmasına engel midir?

Prediyabet tek başına implant için kesin engel değildir. Bununla birlikte prediyabette de metabolik durumun değerlendirilmesi önemlidir. Bazı güncel çalışmalarda prediyabetin implant çevresi dokular açısından olumsuz bulgularla ilişkili olabileceği belirtilmiştir.

Fiyat Bilgilendirmesi

T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği, internet sitelerinde ticari rekabet oluşturacak tedavi bilgileri paylaşılamaz. Şeker hastalarına implant yapılıp yapılamayacağı ve kişiye özel en doğru tedavi planı, ancak klinik ortamında yapılacak detaylı bir muayene ve tahlil incelemesi ile belirlenebilir.

Yasal Uyarı

Bu makale, yalnızca bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Sağlık durumunuzla ilgili kesin tanı, tedavi veya kişisel öneriler için mutlaka bir sağlık meslek mensubuna başvurmanız gerekmektedir.
İletişim Bilgileri
Ağız ve diş sağlığı süreçlerinizle ilgili bilgi almak ve randevu planlamak için iletişim kanallarımız üzerinden bize ulaşabilirsiniz

+90 (312) 503 33 00

+90 532 685 52 98

Ufuk Üniversite Cad. Arma Kule
No : 11-B / 38 Kat 11-12 Çukurambar, Çankaya

İletişim Formu
Sorularınızı iletmek veya ön değerlendirme süreci hakkında bilgi almak için formu doldurabilirsiniz.
InstagramWhatsAppYouTubeBizi ArayınKonum Bilgisi